Yayınlanma admin tarafından 10 Temmuz 2003
Kategori: Kargadan Haberler
163 Görünüm
Usta bu gün zorlandı. Hem de darlandı. Üsküdar’daki evin dışardan buğulanmış penceresine konup içeri baktığımda ustayı kan ter biçinde çalışırken gördüm. Gak…Gak…Gak….Pıtır. Evde bu gün müzik vardı. Usta dört müzisyen arkadaşıyla eve kapanmış, pencereleri örtmüş, klimayı susturmuştu. Boğucu bir sıcakta bir şeyler yapıyordu. Usta’ın kendisi de müzisyendir. Ama o müziyenliği kabul etmez “Çalgıcıyım…â€? diyor.Otuz beş yıl TRT İstanbul Radyosuna taşındı durdu. Bir baltaya sap olamadı. Orada O’nu kapıcı yerine koydular. Eşikten öteye atlayamadı. Radyo’ya iki saz soktu: Biri “bendirâ€? diğeri “halileâ€? Tonmaysterler “bendirâ€?i darbuka halile’yi “zilli tefâ€? zannettiler. Usta İstanbul Radyosune bir de “zilli maşaâ€? hediye etti. Onu da müdürün gravatı zannedip müzeye koydular. Gak… Gak…Gak… horo…horo… horo… Gurrrrr. Usta bu gün terledi. Daracık salonda sazların akordu bozulmasın diye ne pencereler açıldı, ne klimaya izin verildi… Beş saat aralıksız çalıştılar. Usta ve dört müzisyen arkadaşı bu gün Paris’li bir Fransız Tatocu’nun isteği üzerine George İvanoviç Gurdjieff’in yirmili yıllarda mırıldanıp Thomas Hartmann’a piyanoyla çaldırdığı uyduruk melodileri “Türk Sufi Sazlarıâ€? ile çaldılar… Becerdiler de… O saçma sapan namelere can verdiler, kurumuş yerlerini ayıklayıp canlı dokularını ortaya çıkardılar… Gurdjieff’in ve çırağı Hartmann’ın vaktiyle kafalarında geveleyip söyleyemediği şeyleri müzik diliyle mükemmelen anlattılar. Gak…Gak…Gak… Onlara inat yeni laflar dahi bulup söylediler. Bu ustalar benim Karga sesimi bile bülbül namesine çevirirler… ho …ho…ho… Bunlar Yaman çalgıcılar doğrusu… Bu netameli iş altı ay önce ortaya atılmıştı. Aslında fena da değildi. Fikir yine Usta’dan çıkmış, uygulama Fransızlara nasip olmuştu… Neyse…Gak…Gak. Usta iyi bir pazarlamacıdır. San’atını ve kültürünü Türklere değil, yabancılara pazarlamayı yıllar önce başarmıştı. Usta der ki “Türk san’atı en zor Türklere anlatılır…â€? kendisinı san’atçı da saymayan bu esrarengiz adam…bilmem ki nasıl bir adam ? Ben Ustayı tanıyamadım. Usta tanınmamayı kafasına koyduğundan beri, kendini benden bile gizledi… Ama ben yutar mıyım… ? Gak…Gak…Gak. Güneşin Doğduğu tarafta yaşayan Araboğlu da yutmuyor. Ama sıfatına yakıştıramadığı için yutmuş görünüyor… Gak. Bir tane .Arama, başka yok.
Yayınlanma admin tarafından 08 Temmuz 2003
Kategori: Kargadan Haberler
168 Görünüm
Hanım teyze ter içinde. Hanım teyze terliyor… Sıcak kırk dereceye yakın… Tren’in içi Safranbolu fırını gibi…Gak Gak Gak… Ben trenin üzerinde, cehennem zebanileri gibi uçuyorum… Adapazarı ekspresi Arifiyeyi geçeli on dakika oldu… Önümüzdeki durak Sapanca… tren kızgın demir… ateş topu gibi gidiyor. Sapanca’dan binenler oldu, bizim Usta da beraber… Arapoğlu Usta’yı uğurladı… İçinde buzlar dolaşan çelik termosunu eline verdi, İki de simit aldı, trene bindirdi… – Kendine iyi bak…dedi… Usta trene bindi ama yer yok… ilk bulduğu koltuğa çöktü… Ben camın önünde gag gag gak… Vagonları saydım dört tane… eskiden bu trene altı vagon bağlarladı… Ellerinde vagon kalmamış… hurdaya çıkanları da tamir edemiyorlar. Gak Gak Gak… Çünkü vaktiyle Demiryollarına vagon yetiştirsin diye kurulan Adapazarı Vagon Fabrikası eksik çıkan yeni kanunlar yüzünden vagonlarını Demiryollarına satamıyor… Demiryolları vagon bulamıyor…Çileyi vatandaş çekiyor…Herkes ayakta kimse ses çıkarmıyor…Ben onların adına feryad ediyorum gak…gak…gak…tıss… Bir yaşlı teyze ter içinde … Biletçi karşısına dikildi… –Bilet… Kadın irkildi, bir iki kımıldadı, acı gerçeği itiraf etti: -Biletim yok… Biletçi kızdı - O zaman in aşaği bir de hükümet gibi oturuyorsun… Kadın ağlamaya başladı. Birkaç kişi kadının yol parasını cezalı ödediler. Biri yaklaştı – Teyze nereye gidiyorsun ? –Oğlum böbrek hastası, diyaliz makinasında, Gebze’ye onu görmeye gidiyorum… Usta ayağa kalktı yolculara seslendi – Şu kadına para toplayalım… 8 milyon topladılar… Onur parayı götürdü… Saydı kadına verdi. Bende olsa ben de verirdim… Gak… Gak…Gak… ıhı… ıhı… ıhı. Usta trendekilerin duyacağı bir sesle dedi ki… - Biz zaten vergi vererek yurttaşlarımızın tren paralarının eksiğini ödüyoruz… Devlet bizden bir kere daha aldı… Yanımdaki kargalarla birlikte hep beraber dakikalarca gülüştük…
Son Yorumlar