Ekim, 2006 için Arşiv

Biz Cumhuriyet’i sevdik

ata.jpgBiz Cumhuriyeti sevdik. Bize Cumhuriyeti sevdirdiler. Türkler Dünya sahnesine çıktıkları zamandan bu yana denedikleri çeşitli yönetim biçimleri içinde bu son aşamayı sevdiler. Türkler bu noktaya kolay gelmediler.

Halk idaresi anlamını taşıyan Cumhuriyet Ortaasya kurultaylarından beri vardı. Adı konmamıştı. Bu halk her zaman kendi kaderine sahip olmuş, gücünü kuvvetini korumuş, karar organlarının bağımsızlığına inanmış ve asırlar içinde inanılmaz bir kararlılıkla   siyasî ve hukuki   “erk”e ulaşmıştı.

Türkler eriştikleri bu siyasi ve hukuki “erk”i zamanlar içinde çeşitli hakan sülalelerine emniyet etmiş ve gereğinde geri almıştır. Bunun tarihte  son örneği Osmanlı İmparatorluğudur. Osmanlı Sülalesi kendisine verilen emaneti altı asır taşıdı. Bu altı asır içinde dünya elbette defalarca derinden değişti. Ancak sülalenin sağlam yapısı bu değişikliklere uyum sağlıyordu. Osmanlı Hakan sülalesi sonunda “tabii isti’fa: doğal çekilme” ile ömrünü tamamladı ve iki “meşrutiyet” denemesinden sonra yerini Cumhuriyete bıraktı.

Biz Cumhuriyet’i sevdik yazısını okumaya devam edin

Hangi Diyara gidiyorsun ?

yol.jpg

                            2

Ey yolcu seferin nereye ?

Hangi diyara gidiyorsun ?

Nereye gidersen git,

Sen bizim gönlümüzdesin.

Denizden uzak düşmüş bir balık gibi,

O denizin gamını daha ne kadar çekeceksin ?

Kupkuru kalmış dudakların daha ne kadar

Denize hasret ve ayrılıktan şikayet incilerini

Heryere   saçacak ?

                                                                                                Mevlânâ

Cesaretin Varsa Gel

gece.jpg

                                   1

Ey gece hep böyle neşeyle gel,

Ömrün bitmesin.

Kıyamete kadar uzasın gitsin.

Dostun güzel yüzünden.

Gönlümde öyle bir ateş var ki,

Ey üzüntü…

Cesaretin varsa gel.

Benim gönlüme gir.

                                                               Mevlânâ

Hırsız Özür bekliyor

seville_alcazar.jpgİspanya‘da bir zaman başbakanlık yapan Jose Maria Aznar, geçen ay bir Amerikan üniversitesinde yaptığı konuşmada, “Neden Batı hep özür dilemek zorunda, oysa ki Müslüman dünya bunu hiç yapmıyor. Bir Müslümanın çıkıp da İspanya‘yı fethedip 8 asır işgal ettiği için özür dilediğini hiç duymadım” dedi.

Destur ! Sayın Aznar, Kristof Kolomb‘un keşfedip Hindistan zannettiği, Americo Vespuççi’ nin adını koyduğu Amerika kıtasında siz değerli İspanyollar,  işlediğiniz cinayetler için ne zaman özür dileyeceksiniz ? Kendilerinden özür dilenecek kimseler dahi kalmadı ortada… Kime özür dileyecekseniz bir zaman önce “dileyiniz” ki yeryüzünde insanoğlunun vicdanı rahat etsin.

600 yıl önce Güney Amerika’da Kortez’in orduları karaya çıktıklarında Şili’de yaklaşık olarak 10 milyon yerli Aztek yaşıyordu İspanyol ordusunun yanında savaşıları izleyen keşiş Bartholomeo Lascassas’a göre bir yıl sonra o topraklarda 1,5 milyon yerli kaldı. Sizinkiler 8,5 milyon yerliyi bir yılda yok ettiler. Müslümanlar Endülüs’te o kadar adam öldürmedi.

Hırsız Özür bekliyor yazısını okumaya devam edin

Ainsi Parlait Mevlânâ

zincir.jpg

-1 ­-

A quoi bon conseils et avis, je suis aneanti en ton amour

A quoi bon le sucre; j’ai gouté le poison.

On a dit :  ” Enchainez ses pieds! “

Mon coeur est fou; à quoi bon enchainer mes pieds !

Ainsi Parlait Mevlânâ yazısını okumaya devam edin


Son Yorumlar