Aralık, 2006 için Arşiv

Hoca’yı sansür ettiler

                                      

-Gördün mü TV programını ?

-Hayır  görmedim gaaak. guuuk.

-Neden ?

-Kargalar TV’yi göremez.

-Anlamadım…

-Anlamazsın, göz frekansı tutmaz… gaak guuuk.

-İnsan gibi konuşuyorsun ya ? TV’yi de gör…

-Yeter Fazilet, Kargaların göz yapısı TV’ye uymaz…

-Sen kendini sahici karga mı zannettin ?

-Eveeeet ‘ gak guk.çıtır (Nezaket sesi)

-Ayol, senin neren Kargaya benziyor ki ? Hoca seni trişkadan konuşturuyor o kadar… Sen gerçekten karga olduğuna inanıyormusun ?

-Ya sen Karga mısın ? Tamam, başka konu yok mu ?

Hoca’yı sansür ettiler yazısını okumaya devam edin

Anten’e Sinek kaçtı

mb-anten.gif                                                            

  

TRT’de milyonlarca vatandaşın, 29 Nisan‘da oluşan yayın kesintisi nedeniyle, yayınları izleyememesinin faturası, sinekler ve kuşlara kesildi. Uydu yer istasyonu anteninin diyaframından çıkarılan 30 sineğin, belirtilen tarihteki yayın kesintisine, Avrupa’da aylardır TRT‘nin düzgün izlenemeyişine sebep olduğu ve Türkiye‘de de sinyal seviyesini düşürdüğü belirlendi.

TRT müfettişlerinin yaptığı soruşturmada, anten feed diyaframını bir kuşun oradaki bir böceği almak isterken gaga darbeleri ile deldiği düşüncesi ortaya atılarak, buraya giren 30 sineğin su emmiş sünger gibi yansıma miktarını artırdığı ve sistemi güç kaybına uğrattığı tespit edildi. Anten’e Sinek kaçtı yazısını okumaya devam edin

Caz,Hicaz mezarlık

Hoca kalabalıktan mezarlığa giremedi. Cenazenin yakınları da dışarda kaldılar. Gaaak.Guk. Pazartesi günü bir gazeteci ordusu makinalarla, kameralarla, ışık yansıtıcı parlak şemsiyelerle   Üsküdar’ da Özbekler Tekkesi   mezarlığına doluştuğunda, Ahmet Ertegün’ün cenazesi ile birinci derecede ilgili olanlar kabrin başına sokulamadılar. Ertegün’ün hanımı Mika uzaklarda kalmış, kızmış… Kocasının kabrini ağır lahit kapakları kapanıp üzerine toprak yığıldığında görebilmiş. Aslında bir mevta’nın en yakınları, cenazenin üzerine toprak atıp   onu son yolculuğuna kendi elleri ile göndermek zorundalar… Yoksa insanların zaten yaralı olan yüreklerinde ukde kalır… İş kuşkuya yol açar, acaba gerçekten öldü mü ? biri ölüyü kaçırdı mı ? Olur ya, zaman kötü… Gaaaak. Guuuıjk. Takıur..tıkır…tısss. Fazilet sordu:

-Sen gördün mü ?

-Evet, dedim, sen de oradaydın göremedin   mi ?

-Biraz uzağa konmuşum, sen ne gördün ?

-Cenaze geldiğinde mezar açıktı, yukardan mevta’yı gönderdiler, aşağı inen biri tuttu, yatırdı .

-Kıbleye döndürdü mü ?

Caz,Hicaz mezarlık yazısını okumaya devam edin

Muavin Otobüsü soydu

oto.bmpAnkara’dan Bodrum’a giden, özellikle işadamlarının tercih ettiği Türkiye’nin süper lüks otobüs şirketi VIP’in muavini, yolcuları soydu.

Muavin Soner Ü. (20), sefer sırasında yolcuların uyumasından faydalanarak dizüstü bilgisayarlarını, cep telefonlarını, cüzdanlarını hissettirmeden topladı. Daha sonra otobüs Aydın’a geldiğinde ailesine bir emanet bırakması gerektiğini söyleyen Soner Ü., izin isteyip otobüsten ayrıldı. Yolcuların gözü önünde elinde dolu bir çantayla yavaşça uzaklaşan Soner Ü. gelmeyince, hırsızlık olayı ortaya çıktı.

Yolculardan Cansever Arıcan ise daha da büyük bir şok yaşadı. Çünkü Arıcan bir önceki molada cüzdanından 300 YTL çalındığını fark etmiş ve bunu muavin Soner Ü.’ye bildirmişti. Asıl hırsızla konuştuğunu bilmeden Soner Ü.‘ye derdini anlatmaya çalışan Arıcan’a soğukkanlı şekilde cevap veren sadece bir haftadır bu firmada çalışan muavin, “Efendim merak etmeyin, ben beş yıldır bu otobüste çalışıyorum. Şimdilik bekleyin, Bodrum’a ulaştığımızda firmamız zararınızı karşılayacaktır. Ortalığı   ayağa kaldırmayalım” demişti. Olayın ardından yolcular, topluca karakola gittiler ve polis memurundan Soner Ü.’nün 15 gün önce yine başka bir lüks otobüs firmasına muavin olarak girip yolcuları soyduğunu öğrendiler.

Muavin Otobüsü soydu yazısını okumaya devam edin

Man of God

banner_ik.jpg

The man of God is drunken without wine,

The man of God is full without meat.

The man of God is distraught and bewildered,

The man of God has no food or sleep.

The man of God is a king ‘neath darvish-cloak,

The man of God is a treasure in a ruin.

The man of God is not of air and earth,

Th e man of God is not of fire and water.

The man of God is a boundless sea,

The man of God rains pearls without a cloud.

The man of God hath hundred moons and skies,

The man of God hath hundred suns.

The man of God is made wise by the Truth,

The man of God İs not learned from book.

                                                                                                     Mevlânâ

Translate: Nicholson


Son Yorumlar