Ocak, 2007 için Arşiv

Yolcusuz Gemi’nin kaptanı

image016.jpg

  

Üç çeşit yazar vardır: a)Okunan yazar b) Unutulmuş yazar c) Gelecekte okunacak yazar…

Ben okunan bir yazar değilim, okunmayı da fazlasıyla arzu eden bir yazar da değilim. Kırk yıldır yazı yazarım birkaç yakın dostun dışında “yazını okuduk” diyen insana rastlamadım. Beraber muhabirlik yaptığımız, sokaklarda “haber” diye koşuşturduğumuz arkadaşlarımın arasında meşhur olup kalemi ile bir ömür boyu geçinen yoldaşlarım oldu. Onlar bu alanda beni sollayarak hür ufuklara yelken açtılar. Mesleklerinde zirveye ulaştılar. Okunan yazarların en tanınmış olanları Hasan Pulur ve Güzin Abla‘dır. Her ikisi de Türk basınında çok yüce bir noktaya eriştiler. Hasan operasyona devam ediyor. Güzin Abla rahmetli oldu. Derin bir boşluk bıraktı.

Unutulmuş yazarların başında hocam, efendim, üstadım, beni “yokuşa sürenRef’i Cevad Ulunay gelir. Ulunay bu yörede bir devletin yıkılıp başka bir devletin kurulduğunu görmüş, bir dünyanın dağılarak küllerinden başka bir dünyanın doğduğuna tanık olmuştu. Ömrünce yaşadıklarını yakından ve tamamiyle algılamış, görmüş geçirmiş, dev gibi bir adamdı. İmparatorlukta ve Cumhuriyet devrinde gazeteciydi. Her iki zaman birimi içinde okunmuş, değerlendirilmiş, sözleri akılda tutulmuş, görüşlerine inanılmış, yazdığı belleklerde kalmıştı.

Yolcusuz Gemi’nin kaptanı yazısını okumaya devam edin

Bana kapıyı aç

                                

                                                                         Benim aşktan başka

                                                                         Hiçbir arkadaşım yoktu      

                                                                         Ve olmadı.                                                  

                                                                         Ne dünyaya gelmeden önce,

                                                                         Ne de sonra

                                                                         Aşksız yaşamadım.

                                                                         Canım içimden bana şöyle diyor:

                                                                           -Ey aşk yolunun olgun yolcusu,

                                                                           Bana kapıyı aç.

                                                                                                                                                 Mevlânâ

Yağmuru kim yağdırdı ?

  YAZDAN kalma günlerin yaşandığı Alanya‘da görev yapan Protestan papaz Joachim Kusch, önceki gün eşiyle birlikte Kleopatra Plajı’nda yağmur duası yaptı. Kağıda yazdığı duayı okuyan papaz Kusch, “Tanrım, dünyayı, ağaçları, insanları, toprağı, çiçekleri her şeyi sen yarattın. Yarattığın bu tüm canlılar ve cansızlar senden su bekliyor. Senden yardım istiyoruz. Tanrım bu ülke ve ülkede yaşayan insanlardan yağmurunu eksik etme” dedi.

Bu arada Alanya Müftüsü Muhammed Gevher’in de yağmur duası yapacağı bildirildi. Gevher, Saray Mahallesi’nde bulunan Emine Özmüftüoğlu Camisi’nde cuma namazı öncesi yağmur duası yapılacağını duyurdu. Ancak Gevher ve cemaat duaya hazırlanırken, yaklaşık 1 saat önce yağmur bastırdı.  
  
Yağmuru kim yağdırdı ? yazısını okumaya devam edin

Uluslararası Boncuk Konferansı

boncuk1.jpg

A.A. muhabirinin aldığı bilgiye göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin desteklediği ve 22-25 Kasım 2007 tarihinde düzenlenecek  Uluslararası Boncuk ve Boncuk İşleme Sanatı Konferansı’nın ilk etkinliği 20-26 Ocak tarihleri arasında İstanbul ve Ankara’da gerçekleşecek.

Uzun yıllardır boncuk işlemeli takılar ve boncuk işlemeli duvarlar yapan, boncuk tasarımı ve tarihi konusunda uzmanlaşan Valerie Hector da tasarımlarını İstanbul ve Ankara‘da izlenime sunacak.

Etkinliğin ilk adımı, 20 Ocakta İstanbul Boncuk Derneği sponsorluğunda İstanbul Gezi Otelinde düzenlenecek workshop ile başlayacak. Valerie Hector tarafından Çin boncuk örme tekniği ile bilezik yapma tekniklerinin öğretileceği bu workshop, Uluslararası Boncuk Konferansı’nda eğitmenlik yapmayı düşünen boncuk işi eğitmen adaylarına da bu eğitimlerin nasıl verilebileceği konusunda örnek oluşturacak.

Uluslararası Boncuk Konferansı yazısını okumaya devam edin

Penguen’in hazin sonu

penguen.jpgFazilet gagası ile kafama birkaç kere vurdu…

-Ne oluyor ? dedim.

-Anlamayacağımı mı zannettin, dedi

-Neyi ? dedim…

-Neyi olacak ? yediğin haltı dedi. Gaaak, guuuk.

-Ne yapmışım ki ? dedim.

-Daha ne yapacaksın, hayvanın ne etini bırakmışın, ne kemiğini, günlerdir duvarın dibine sinmiş kımıldamıyor…

Başımdan aşağı soğuk sular döküldü, gagalarım birbirine hızla çarpmaya başladı, demek ki benim bir penguen‘e saldırdığımı anladı… Eyvah… ki ne eyvah, Fazilet az konuşur ama bir şeyi kafasına taktı mı yıllarca unutmaz, yeri geldiğinde taşı gediğine koyar, şimdi bu penguen işini duyduysa bakın ne yorumlar yapacak… Kapamaya çalıştım, büsbütün direndi, anlatayım   dedim, beni susturdu gaaaak, guuuk, sen namussuz bir kargasın sus, fazla konuşma… diye üzerime üzerime geldi,

Penguen’in hazin sonu yazısını okumaya devam edin


Son Yorumlar