Yayınlanma nezihuzel tarafından 03 Aralık 2007
Kategori: Destur
393 Görünüm
Â
Hürriyet gazetesi bundan bir süre önce “artık çıplak kadın haberi ve resmi koymayacağım� diyerek okuyucusuna söz verdi. Sadece “haber niteliği bulunan� kadın resimlerine yer vereceğini gerine gerine ilan etti.
Bir namus gösterisine soyunduÄŸu belliydı… Zira kendi önerisine “haber niteliÄŸi taşıyan haberlerâ€? ÅŸartı koymakla zaten iÅŸin sigortasını kurmuÅŸtu. Okuyucu bu noktaya dikkat etmedi.Â
Böyle bir tavrın “reiting� merakından öteye geçemeyeceğini biz o zaman söylemiş “inanmayın geri dönecekler “ demiştik. İşte bakın nasıl döndüler. Aşağıdaki liste Hürriyet gazetesinin 3 aralık 07 tarihli internet gazetesinde, ekranın sağında yer alan haberlerin başlıkları listesidir:
Bir zamanlar adı masum kızdı
Silikon felaketi !
sutyenle sokağa fırladı
Vücudumu seviyorum, kime ne
Yüz vermedim diye işimden oldum
Çıkma teklifi reddedildi
Ne oldu senin bebek yüzüne
Bu haberlerin “haber niteliği olduğuna� inanabilir misiniz ? Yarım yüzyıllık gazetecilik yaşamıma karşın ben asla inanmıyorum. Nasıl inanılabilir ki ?
Gazetenin yayınlarını izlerken insan kendini sanki bir “porno� filmi seyreder gibi görüyor. Ben izleyici olarak “porno� film seyretmek istesem neden bir günlük gazeteyi açayım ki ? Doğrudan “Porno� açmak yerine… Eğer kanunlar ve yönetmelikler böyle bir davranışa İzin vermiyorsa, Hürriyet gazetesi bu ülke kanunlarının dışında mı ?
64 kuşağından bir arkadaşıma sordum:�neden böyle yapıyorlar� Halen önemli bir gazetenin genel yayın müdürü olan arkadaşım cevap verdi: “ciddi haberleri okutabilmek için� yani açık saçık resimlerin arasına ciddi haber koyup onları da okutabilmek için öyle yapıyorlarmış.
Bir ülkede haberin iyisini kötüsüne bulaştırıp öyle okutma geleneği çıkmışsa o zaman gazetenin değil okuyucunun namusundan şüphe etmek gerekir, acaba bu mantık silsilesinin bir yerden kopukluğa uğraması mümkün müdür ? Okuyucunun bu hale gelmesinde acaba o gazetenin suçu bulunabilir mi ? ki ben buna yürekten inanıyorum.
Gazeteler bir ticari meta olduğunda bu gelenek başladı. Her patron kendi müşterisini hedefleyip imalatına o müşteriye göre yön verdi… “Para yatırdım, satılmayan mala değer vermem…� dedi…ve beyler böylece “fuhşu edebi� piyasasının yüz kızartıcı rüzgarlarına yelken açtılar… Helâle haram kattılar… haramı helalin arasında sokuşturmayı meslek edindiler. Kimse bunlara dur demedi… Hâlâ da demiyor… Bu işe girişenlerin resimlerine bakarsanız konu daha büyük bir açıklıkla ortaya çıkacaktır. Yüzlerinde nur kalmadı. Kerhâne patronların benziyorlar.
Yazdıklarında ahlak, edep,hakkı gözeten, unsurlarında haber anlayışı olsaydı elbette yazılarından nasiplenen çıkardı. Tabi bu kiÅŸilerin yazıları da edepsiz, ahlaktan uzak olunca yazanları da yazıları okuyanları da ahlaktan uzak edepten uzaklaÅŸtırmış… malesef ki bide okumayan bir toplumuz diyorlar bide okuyan bir toplum olsak acaba neler olucak… Nursuzların arasında nurlu bir yazı okumak gerçekten çok ama çok zor tesekkürler hocam….
size katılıyorum sayın pekgeçgil…bazı Gazeteler,- ismi lazım deÄŸil- haberden öte fotoÄŸraf panosu olmaktan kendilerini alamıyorlar..belki de onların renkleri,haber yapan gazetelerin mürekkebine denk düşmüyor kim bilir..herkezin gözü baÅŸka renk..allahtan renklı gözler dünyayı renklı görmüyor…yoksa halimiz nice olurdu..
Bunlar viskiyle lahmacun yiyen türden… Bunlara çare bulunamaz. Bir de bunların yaÅŸam ve çalışma alanlarını ziyaret edip çoplaklığın iç yüzünü görmek lazım. “Çünkü birileri çıplaklığın bile bir edebi vardır” gibi bir ÅŸey öğretmemiÅŸ bunlara. Gavura gavur denmez ama elalemin gavurunun bilinç altında çıplaklık var. Bakınız Hıritiyanların Hz. İsa figürü… Senin bilnçaltında ne var? Allah aÅŸkına be densiz? Çocukken harem hikayeleri mi anlattı sana Batılılar? Hngi ninnilerle büyüdün? Bunlar ÅŸifa vermeyen merhem gibiler sürüldükçe cıvıyorlar.
Bunların genleri bozulmuÅŸ. Çare yok. Doktor lazım. Lokman hekim gelse yaramız azar mı? Sanmam…
Yazıklar olsun…
İşleyiş tarzına, cinselliğe ilişkin desem yok diyorum, cinsellik her şekilde konuşulabilir.Şehvet desem, konunun belkide merkezinde bu vara ama buda aradığım kelime değil.Pornografik haber belkide en oturan kelime.Kanımca hitap edilen kesim yani okuyucu buna itiraz etmese gazetesi bunu sunamaz.Bir ahlaki çizginin belirsizliği var okuyucu tarafında.Sunan da biraz bunu bilerek sunuyor.Ama sunulmasa okuyucu belki nereden pornografik haber okuyabilirim acaba diye aramayacak.
Belkide haberin tanımı yapılmalı, pornografik haberin ne olduğu yada bu tarza ne ad veriliyorsa adı konmalı.Ve gerçek haberle bunun ayrılması gerektiği artık kabul edilmeli.Yoksa birbirlerini dönüştürüp duruyorlar gibi duruyor.
bir -s fazlalığı olmuş
selime üzgünüm ama ifadelerinin birazını anlayabildim. KiÅŸinin cinselliÄŸinde, problemi varsa gitsin doktoruna danışsın sorununu çözsün. kimse doktor olmadan Ehli olmuÅŸ sorun çözer hale gelmiÅŸ. İnsanların özelleri kendilerini ilgilendirir. Eger baÅŸkasının özelinde ilgisi olan içinde ki bastırmış olduÄŸu duyguları bir çeÅŸit sapkınlıkla ortaya koyar. Bunlar da çevrede çok kendini belli eden tiplerdir. Toplum da kendisini ifade edemeyip bir ÅŸekilde kendine çıkar yol saÄŸlamayı hedefler. Öyleleri için daha da bilgim yok… Allah selamet verir inÅŸ herkese… Aslında haber niteliÄŸi taşıyan durum ve olayların ne olduÄŸunu biliyorda medya da konu edilmiyor. insanların önüne ne koyarsınız onlar elbet tüketilir ve bir zaman sonra bunlar da alışkanlık yapar. Bi zaman sonra dogru olan önemsiz hale gelmiÅŸ olur. Aslında olmuÅŸ olanı ne yaparız dan olucakları düşünüp onlara yön verebilirsek ne mutlu… zaten olmuÅŸ olanlarla mücadelemiz sürecek çok konuÅŸtum aff buyrun vesselam…
Pornografik haber,
Böyle bir haber tarzı veya türü ortaya atılabileceÄŸini sanmıyorum. Bunun adı haber dilinde magazindir. Apaçık “seviyesiz magazin”dir. Böyle bir ihtiyaç var diye, okuyucu talep ediyor ya da bunlar birbirini besleyen bir kısır döngü diye habercilik literatürüne böyle bir tür eklenemez. Eklenirse mesleÄŸin onurunun zedeleneceÄŸini düşünüyorum.
Böyle bir haber türü eklemek yerine, bu türü besleyen gazete yöneticileri ve alt kademedeki editör, muhabir magazin habercileriyle konuÅŸmak gerekiyor. Ya da “Toplum bunu kabulk etmese de neden talep ediyor?” Bu talep sahici mi? Bunların araÅŸtırılması gerekir.
Fakat toplumsal ahlakımızda yüzyılı aşkın bir süredir, küresel iklim dönüşümü misali şiddetli bir mutasyonun yaşandığı gerçek.
Saygılarımla
Haklısın Şule, o haber tarzına magazin deniliyor değil mi.Fakat aslında magazin dahi başka birşeydir.Düşüncelerinde haklısın da, acaba gerçekte yapılan işin ne olduğu söylenmediği zaman gazetecilik onuru korunmuş mu oluyor.
Sayın Pekgeçgil, söylemek istediğim insanların cinselliği ile alakalı sorunları bulunduğu değildi.Üstadın yazısının üzerine düşünmeye çalışıyordum, bu işin sahici adı ne diye.
cümleye saygı ve selamla
BildiÄŸim kadarıyla insanların özellerini ortaya çıkarmaya çalışıp etrafa da dedikodu gibi yaymaya çalışanlara röntgenci denirdi. Eskiden bi dükkanda tezgartar olarak çalışana ÅŸimdi ÅŸatış elemanı, ÅŸatış sorumlusu denmende… Zamanında röntgenci dediklerimiz artık magazin habercisi olmuÅŸ demem pek dogru olur mu bilmiyorum.
Şule yorumlarına da katıldığımı ifade etmek isterim.
Selime, saygısızlık etmek istemem kimseye ama ifalerini anlayabilseydim yazdıklarımda daha da ifadeli olmak isterdim. Saygısız olmak istemem saygı ile selam…
durun…durun…durun… kendi aranızda konuÅŸmayın… konuyu dağıtıyorsunuz. Anlatmak istediÄŸini anlatabilmenin bir ilmi vardır. O’na “retorik” derler, osmanlıcası “belâgat” OrtaçaÄŸda Arupa’da, bizim zamanlarımızda “medreselerde” okutmuÅŸlar. Sözü yazıya dökmek kolay deÄŸildir. İnsan yazıyı yazdıktan sonra bir kaç kere daha okumalı, hatta sıkılmadan yüksek sesle okumalı. Tabii bundan sonrası “yazarlık” mesleÄŸiyle ilgili. Cinsellik günümüzde bir hastalık olmasa da, doÄŸuÅŸtan gelen bir “imalat hatası” olarak konuÅŸuluyor… Ahlaksızlıkların fiziki, kökenleri araÅŸtırılıyor. Çok boyutları var. Biz burada sadece sosyal boyutu incelesek yetecek gibi… Üst tarafı uzmanlık. Saygılar sunarım. Devam.
Selametle,
Fiziksel ve ruhsal boyut çok iç içe geçmiÅŸ bir durum hocam. Yani bazı gazete yöneticileri ve çalışanlarında imalat hatası mı var? “Oynak ve oryantal bazı magazinciler” hakkında bu boyutu açıkçası konuÅŸmak istemem:) Ama sosyal boyut denilirse, elbette o çok farklı… Psikolojik, fiziksel, nesi varsa araÅŸtırılmalı. Talep eden taraf? Talebin kökenleri? sosyal yaÅŸamdaki baskı ve dönüşümler…
Selime hanım, konuyu habercilik boyutuna getirdiği için ben de cevap yazdım.
sevgi, selam…