Acep hayran oldum aşka uyaldan
Yanup büryan oldum aşka uyaldan
Ne assı fark ederim ne ziyânı
Külli virân oldum aşka uyaldan
Sabredeyim derim durmaz bu dilim
Söyler ozan oldum aşka uyaldan
Dökülür didemden dürr ü cevahir
Gizli umman oldum aşka uyaldan
Kimi der usludur kimi der deli
Halka seyran oldum aşka uyaldan
Uçtu rahat kuşu mihnet uyandı
Derde dükkân oldum aşka uyaldan
İlm ü hikmet ile doldu vücudum
Ayn-i irfan oldum aşka uyaldan
Salâdır nefesin içen âşıka
Âb-ı hayvân oldum aşka uyaldan
Ümmi Sinan eder kalmadı bir gam
Özge sultan oldum aşka uyaldan
Ümmi Sinan
(1568)
yanmak mı yakmak mı..
adı AŞK ise,diğeri ATEŞ mi..
en sıcağından nar-ı aşklar dilerim…vesselam..
Yanmadan yakmadan pişmek olmaz…
İnce ateşlerde pişmeli; ermeli aşkın en onulmazına…
Eyvallah’ı bütün latifeleriyle diyebilmeli ayine-i aşklara…
Ateş-i aşk her yüreğe giresi değil…
Yanmak da yakmak da; öylesi kolay değil…
Ask deyince cümle ayna pus olur,
Suskunlar sus, yurekler mahpus olur,
Asla ve katta sanilmaya kolaydir,
Aşkı muhafaza, bulmaktan yaman olur.
Meydancı rahvan ol sen de bu yola,
Oluben giriftar-i aşka müptela,
Ağla feryad et, dön cezbe ile,
Aşık-ı Yezdan, yolunda yaren olur.
Aşkı muhafaza aşkı bulmaktan, ona ermekten zordur katılırım.
Aşka feda aşkda fani olanlarda birbirini tanır ve birbirine de yaren olur; yalnızlık işi değildir aşk…
Her kim ki giriftar-ı aşka müptela; yekdiğerine feryadında da cezbesinde de muavin olur…
Aşkların en onulmazında; aşk yarenlerinin meclisinde yarenlerle görüşmek dileğiyle…
“ehli dil birbirin bilmemek insaf değil”