O sol gözündeki pırıltı
Bana neyi hatırlattı
Biliyor musun ?
Hiç ölmeyecekmişim sanki,
Hep o pırıltıya bakacakmışım.
Sen de ölme olur mu ?
Hep parlasın gözlerin
Şubat, 2009 için Arşiv
Nasıl saatlerce baktım resmine
Nasıl evirdim çevirdim
Yine baktım.
Tarih koymamışım…
Soğuk soğuk terledim,
Ya yanılıp da tarih koysaydım !
O zaman sonsuza ulaşmazdı resmin…
Hep ellerde kalırdı
Yazık.

Bir damlasın sen,
Dürüst, namuslu, düzgün.
Denize damlamak istedin,
Denizim dedin, yanlışlıkla
Yalan söyledin.
Sana yalan yakışmıyor.
Damladın ya,
İşte o zaman.
Denizim dedin.
Doğru söyledin.
Sana doğru yakıştı.
Hüseyin Tüzün, Konya 1961
Geçtiğimiz cumartesi günü onarımı tamamlanan “Yenikapı Mevlevihanesi” salonlarında Vakıflar Genel müdürlüğü ile Mevlevi camiası arasında gerçekleşen tarihi istişare toplantısında Devlet yetkililerinin karşısına iki sıra dizilen Mevleviler onsekiz yaşındaydılar.
Genç, terütaze, dipdiri, canlı ve heyecanlıydılar. Yedi yüz yılın birikimi ile içleri enerji doluydu. Bu enerjiye Hazreti Mevlana vaktiyle “aşk” adını takmıştı. Mevlana eski zamanda aşkın tarifini de vermişti: “ben ol da bil…” diyordu. O ise bir aşıktı. Yaradan’ın izni ile Yaradan’ın yolunda ve sonsuzluğa doğru…
Devletin sağında, masada Mevlevi ailelerin bu gün yaşayan torunları vardı. Başta hz. Mevlana’nın 22. göbekten iki devamı yer almıştı: Esin ve Faruk Hemdem Çelebi’ler. Daha ilerde Yenikapı Mevlevihanesi’nde 190 yıl post tutmuş Kütahyalı Ebubekir Çelebi ailesinin son torunu Marmara Üniversitesi matematik doçenti Baki Baykara yer alıyordu. Onun hemen yanında Eskişehir Mevlevihanesi şeyh torunları vardı. Masanın bu tarafında yer alanların çoğu, yüzlerce yıllık Mevlevi şeyhlerinin ve Mevlevi ailelerin bu gün yaşayan torunları veya akrabalarıydılar. Mevleviler onsekiz yaşında yazısını okumaya devam edin
Devlet Mevlevilerle barıştı
Yayınlanma tarafından 02 Şubat 2009 Kategori: Dervish 1 Yorum607 Görünüm
Önemli bir gün yaşandı. Cumhuriyet idaresi ile 1925 tarihinden bu yana arası açık olan Mevleviler, 84 yıl süren küskünlükten sonra, geçtiğimiz 31 ocak 2009 Cumartesi günü barıştılar. Yeni Türk devleti, 700 yıllık Mevlevi kültürü ile yeniden nikah tazeledi.
Kutlu olsun… Hayırlı olsun. Allah diğer küskünlere nasib etsin. Bu tarihi günde Cenabı Mevlana’nın kanını, gen’ini, DNA’sını 700 yıldır taşıyan Çelebi sülalesinin son evlatları; Mevlevi, kültürünün 400 yıllık dede ocağı, İstanbul’da, sur dışında Yenikapı Mevlevihanesi’ nin 150 yıllık ailesinden son postnişini’nin torunu ve ömürlerini bu yolda harcamış, Mevlevi kültürünün gelecek nesillere aktarılmasında en değerli hizmetleri ifa etmiş kişiler, iki taraflı uzun bir masada karşı karşıya oturdular. Ortalarında Devlet… Bir bakan, müdürler ve üst düzey yetkilileri…
Son Yorumlar