Yayınlanma nezihuzel tarafından 13 Mayıs 2009
Kategori: Destur
728 Görünüm

Bir sabah gördün mü
Güneşin doğduğunu ?
Ay nasıl batar bilir misin ?
Nasıl yok olur gökte yıldızlar bir bir
Güneş sarınca dünyamızı.
Sen hiç güneşi gördün mü arkadaş ?
Başını kaldırıp baktın mı hiç ?
Güneşten yana…
Açtın mı gözünü görmek için ?
Güneşi…
Sen hiç görmedin Güneşi
Yalan söylüyorsun…
Görseydin…Ah, keşke görseydin,
Belki o zaman
Belki o zaman
Açılırdı gözlerin.
Yayınlanma nezihuzel tarafından 07 Mayıs 2009
Kategori: Destur
2,041 Görünüm

Kurşun vuramaz,
söz‘ün vurduğunu.
Kurşun yıkamaz,
Söz’ün yıktığını
Kurşun delemez
Sözün deldiğini
Boşa giden kurşun
Havada soğur
Yerine varan söz
Asırlarca sıcak kalır.
Söz var, boşa giden kurşun,
Söz var, deler de geçer.
Dur ve dinle
Silahı bırak
Konuş benimle .
Yayınlanma nezihuzel tarafından 07 Mayıs 2009
Kategori: Destur
2,085 Görünüm

Kadıköy’de "sistematik yasal rüşvetle" izni alınmış, yapımı devam eden veya bitmiş… her neyse "Korner Oteli"nin inşaatına engel olmak üzere kurulan platforma gönderdiğim, yerel yönetimlerin "rüşvet alması" bid’at-i hasene’sini eleştıren ve olayın "diğer boyutlarını" içeren acizane yorumumdur:
Yerel yönetimin rüşvet almasının adı "rüşvet" değildi, Türkiye’de ISKİ, Belçika’da "Agusta helikopter skandalı" ile heryerde anlayış değişti. Meselelerin kökünde anlayış farkları, onların da arkasında uygarlık ve hepsinin üzerinde insanlık var…. bekleyin birkaç yüzyıldan sonra işler düzelecek, o zaman şehirlerimizi eşkiyalardan kurtarabiliriz. Şimdilik demokrasinin torna çapakları ve onun uzantısı "vahşi kapitalizm" yaşamımızı berbat etmeye devam edecektir. Telaş buyurmayınız değerli, dostlar. Rabbim herşeyi biliyor ve düzenliyor takmayın kafanızı…
Biz bu yüzyılda bu belalara ve bu pisliklere layik insanlar mıyıız ? Elalem Osmanlı’nın dört yüz yıl çevresinde yüksek bina yapmadığı Kabe’nin yanına kuleler dikti, apteshanelerini de Beytullah’a çevirdi. 20 bin doları basan çakma hacılar o kulenin üstündeki lüks dairelere çıkıp her sabah seher vakti, namazdan sonra, Hazreti İbrahim’in duvarına karşı işiyorlar. Lafını bile eden yok. Bu çeşit insanlar Kadıköy’e kule dikmez mi ? Kule bitince belki bizi çağırır ve "Buyurun tepede bir çay için…"derler. Biz de Marmaraya karşı keyifle içeriz çaylarımızı…Geçer bu günler ve yıllar ve yüzyıllar.
Asrı saadet’in hasretiyle yanan gönüller: asrı hâzıranın ihanet ve küfürle karışık haram icraatine "kalben iştirak etmemeye" özen gösteriniz ve tevekkülle sabır buyurunuz..
Son Yorumlar