Oldu mu ya !

Zavallı Züleyha
Kocası bir âlem,
Yusuf
bir âlem.
Biri kudretsiz sahtekâr
Diğeri Hakk’ın Peygamberi.
Züleyha bilemedi.
Feleğini şaşırdı da…
Aşığına değil,
Aşkına âşık oldu.
Zavallı Züleyha,
Dünya güzeli
Züleyha.
Oldu mu ya ! 

“Oldu mu ya !” için 12 Yorum yapılmış.


  1. 1 Malikejder 29 Eylül 2009 22:43

    Aşığına değil Aşkına aşık olmak.İşte problemin kaynağı.Batının anlayamadığı formül bu.Bataklık gibi habire dibe çöktükleri hal.

  2. 2 selime 30 Eylül 2009 17:42

    ama ellerini doğrayan kadınların hiç biri züleyhayı haksız bulmadı aşkında :)

  3. 3 nezihuzel 30 Eylül 2009 19:19

    Bu bedensel aşkın zaferidir, ama biliyorsunuz yola devam gerek.

  4. 4 Meydancı 30 Eylül 2009 20:32

    Ne varlığa sevinirim,
    Ne yokluğa yerinirim,
    AŞK’ın ile avunurum,
    Bana seni gerek seni.

    Lakin bugün populerist AŞK severlerin geldiği noktada ise AŞK bir gurur vesilesi mal mülk gibi.
    Sevdim mi tam severim (gizli özne BEN),
    Bak işte BEN böyle severim.
    Seni seven BENim,
    Bu BENnim sevgim al biraz da sana verdim senin olsun!
    Eh neticeleri de ortada. Aşığına mı yoksa kendinin Aşık olma şekline ve kapasitesine mi Aşıksın. Aşkına yanıt alamadığı için katil olan oğlan çocuklarını hangi anneler yetiştiriyor, onlara Allah merhamet eylesin. Çok mu sevimsizim bu akşam? cümleden özür dilerim.

  5. 5 nezihuzel 30 Eylül 2009 22:10

    Bedensel aşkta kimse sevgili ile ilgilenmez, sevgilinin kendisindeki yansımasıyla ilgilenir. Sevgili, bir ayna… onda kendine bakıyorsun. O da sende kendine bakıyor, her ikiniz de birbirinizi aldatıyorsunuz. Bencil ve sahtekar kişilersiniz. Kendini aynada seyrediyorsun. Eğer ayna bir an yanıt vermiyorsa deliye dönüp aynayı kırıyorsun…. İşte Züleyha’nın problemi burada. Zavallı kadın da bu yüzden çılgına döndü. Yanlışlıkla bir peygamberi ayna olarak seçmişti. Bedelini ağır ödedi.Elbette Peygamber bu işe yaramazdı, o sadece tüm ihtişamı ile evrende Yaradanını yansıtıyordu. Hadi tersini söyle…Yine de arkadaş, ben hiç bir aşkı yorumlamaya yetkili değilim. Laf olsun diye yazdık işte…

  6. 6 serdar 30 Eylül 2009 22:39

    Cennet cennet dedikleri
    Birkaç köşkle birkaç huri
    İsteyene ver onları
    Bana Sen’i gerek Sen’i

    aşk bunu yazmak değil yaşamaktır değil mi hocam

  7. 7 selime 01 Ekim 2009 09:58

    Aslında Züleyha’yı biraz daha masum düşünürdüm, fakat kadınlara Yusuf(a.s)’ı cismen göstermesi ve buna dayandırması aşkını, yani bu dahi sanırım orada önemli bir gösterge.

    Gerçekten ayna metaforu kadar bu hadiseyi güzel anlatan başka birşey var mıdır acaba.Aynada atfedilen varlık değeri var, kendin için atfettiğin değer aynada gördüğünü düşündüğün değerle aynı sayılıyor, çünkü o karşısına geçip kendini seyrettiğin birşey.Ve devamı ifade buyurduğunuz gibi.Bence çok güzel ifade ettiniz, elinize sağlık.

  8. 8 nezihuzel 01 Ekim 2009 13:15

    Evet, bir ilave yaptınız yerinde oldu: Aynada gördüğünüz hayalle kendi kendinize verdiğiniz değerin örtüşmesi gerekiyor, bu yüzden aynada bir sapma olduğu takdirde, siz kendi kendinizle savaşa girişiyorsunuz, vahşete dayalı korkunç sonuçlar verecek bu savaştan neuzubillah.

  9. 9 oral tosun 01 Ekim 2009 20:24

    Bilmem okudunuz mu ? “Cennetin Doğusu” yazarı:John Steinbeck.
    Bu romanın kahramanı çok iyi bir insan öyle bir kadına aşık oluyor ki başına gelmeyen kalmıyor desek yeridir.Ve yazarın bu romanı, kendinin de yaşadığı bir zaman ve ortamda yaşanmış bir hikaye üzerine yazdığı söyleniyor.Kahramanımız aşığının kötü bir insan olduğuna bir türlü inanamıyor,inanmıyor. Sonuç tam bir felaket,acı bir hayat.Sizin yazdığınızın tersi bir aşk , ancak birebir uyumlu bir durum söz konusu. Mağdur yine aşık kişi.

  10. 10 nezihuzel 02 Ekim 2009 01:35

    Hayır okumadım.

  11. 11 oral tosun 02 Ekim 2009 23:10

    Siz yine yazdığım aşk konusunun ilahi olmadığını söylemek istiyorsunuz.İlahi aşk… Allah’a aşık olmak ? Böyle bir şeyi düşünmek ne derece doğru ? Bence Sevgi kelimesi daha uygun.Sizleri eleştirmiyorum.
    Onu anlayabilmek hem kolay hem zor. Onu anlamak hem güzel hem değil.
    Anlamak Zor ,çünkü herkese kolayca nasip olmuyor.Güzel değil, çünkü tatlı hayatınızdan açıkça feragat etmek zorundasınız çoğu zaman.
    Ama Onu sevmek daha doğru olabilir.Sevgide bence birlik vardır. O da zaten ben birim diyor. Aşk da aşırılık vardır. O da aşırılığı sevmem diyor. Bu nedenle bence ilahi aşk olamaz, ilahi sevgi olur. İlahi sevgi de her yerde vardır. Her tür sevgide ararsanız bulursunuz onu,bir şekilde kendini hissettirir , mekanizma kalpten başlar,akıl yakalar, tabii eğer O isterse;
    Çiçek sevgisinde,
    Hayvan sevgisinde,
    Kardeş sevgisinde,
    Ben sevgisinde,
    Çalışma sevgisinde,
    her tür sevgide vardır o,

    selamlar,

  12. 12 nezihuzel 03 Ekim 2009 00:13

    Bu sitede konumuz “ilahi “aşktır. Bu site bunun için kuruldu.. Ara sıra başka türden aşklardan bahsediyorsak da burası bedensel aşkın laboratuvarı değildir. Böyle giderse anglo-sakson seksüalitesi batağında apışarası aşkına düşer, kedi köpek, at eşşek aşkına kadar ineriz. Bizim şahsen ömür boyu dönüp dolaşıp geldiğimiz yer yine “ilahi aşk”tır. Aslında bunun açıkça konuşulması büyü bozar. Ruha kasvet, aşka eziyet verir. Hiç bir “Hakk aşığı” aşkını pazara çıkarmaz. Size de söylemez. Dolayısıyle siz “İlahi aşk yoktur” diyorsanız, bu bizim konumuz değil. Başka sitelere müracaat ediniz.

Yorum yapın




Son Yorumlar