Bit pazarları ile ilgili bir soru:
Efendim , gönlünüze sağlık , bir sorum olacak : acaba İstanbul ‘ da hâlâ bu pazarlardan kuruluyor mu ? , kuruluyorsa acaba nerelere kuruluyor ? Aydınlatabilir misiniz fakiri ?
Cevap:
Eski İstanbul’da iki büyük bit pazarından biri Kuledibi’ nde diğeri Tophane’deydi. İkisi de şimdi yerinde yok. Onlara karşılık Aksaray Horhor’da ve Mecidiyeköy’de mobilya ağırlıklı bit pazarları var. Üsküdar’da, çarşı içinde şimdi belediye binası olan yerde ve Çavuşdere’de iki önemli bit pazarı vardı. Çarşı’daki pazar bir apartmana sığındı, Çavuşdere yok oldu.
Yurt dışında en büyük bit pazarı Pariste’dir, ondan hemen sonra Amsterdam, Londra ve Viyana pazarları gelir. Dünyanın bellibaşlı her şehrinde bit pazarı vardır. Türkiye belediyeleri bit pazarlarının değerini anlamamış, onları gerçekten “bit” satılan yerler olarak algılamıştır. Oysa ki Bitpazarları hızla değişen yaşam biçimleri ve reklamcıların şaşkına çevirdiği tüketiciler tarafından bir "satın alma krizi" sırasında, yanlışlıkla alınmış fakat kullanılmadan atılmış, sürprizlerle dolu, pek çok değerli eşyayı gözler önüne serer.
San’at ve kültür meraklıları gittikçe daha fazla oranda bitpazarlarında buluşuyorlar.. Ben son çıktığım TV programında İzmit bit pazarından aldığım ve üzerime pek yakışan bir ceketle görünmüştüm. Ekranda yazmak üzere firma adı sordular: Yazın dedim “İzmit Bit Pazarı” yazdılar. Son zamanda her ayın ilk pazarı açılan Ankara bit pazarı meşhur oldu. Ben mayıs ayının ilk pazarında ordayım. Buyurun bekleriz.
Beyazıt camii arkasında ufak çaplı da olsa bir bit pazarından bahsetmek mümkün. Durumu pek parlak değil fakat arada güzel şeyler çıkıyor.
Çadırcılar sokağından bahsediyorsanız ben elli yıldır oralardayım, onlar küçük küçük eskici dükkanları. Bir yerin “bit pazarı” olması için geniş bir arazi, açık hava ve haftanın veya ayın belirli günleri şart. Şimdi Ankara ve Yalova bit pazarları gibi kapalı olanları da var. Son yılların uygulaması ile konu bu noktaya doğru gelişti. Ayrıca Batı bit pazarlarında mesleği esnaflık olmayan aileler de tezgah açıp evdeki eskileri satıyorlar. Bu henüz bizde yok. Almanya’da 70′li yıllarda kolleksiyon sahipleri bir pazar günü boş bir garaj kiralayıp “kartpostal, kitap ve efemerya”1 değişimi yapıyorlardı. Bu da otuz yıldır Türkiye’ye gelmedi. Ancak Ankara bit pazarında böyle bir gelişme izleniyor. Konu yaşlı ve arkaik belediyelerin engellemelerine takılmazsa ileri gidecek. Bunun için özel yasa düzenlemeleri gerekiyor.
Almanya’da Stutgart’ta bit pazarında sadece eski antika tüfek satan yaşlı bir almana rastlamıştım. Kendisi ile ahbab olup konuştum. Bu zat kolleksiyon sahibiydi. Dükkan açıp silah satmasının sebebi, kendisi gibi kolleksiyon yapanlarla tanışıklık kurup aradığı parçaları bulabilme şansına ulaşmaktı.İşi ticaret değildi. Avrupa bit pazarlarından eski mobilya alıp Üsküdara getirip satan değerli arkadaşlarımız vardır. Onlar müşterilerini, müşteriler de onları tanır. Bir klübün üyeleri gibidirler. Görüldüğü gibi sokaklarda dolaşarak “eskiler alayım…” devri kapanmış, daha yüksek düzeyde “antika pazarları” kurulmuştur. Ben ünlü “Üskidar Yazması”nın son ustası Artin Usta’yı orada keşfedip san’at dünyasına tanıtmıştım. Devletin ondan haberi yoktu. Japonya’da olsaydı Artin Usta’yı “milli servet” ilan ederlerdi. Yaşıyorsa Tanrı uzun ömür versin, vefat etmişse “dinince dinlensin” Yazmaları sattığı tezgaha elinin tersi ile vurup :” Artık kök boya kullanmıyorlar, ayakkabı boyası ile yazma üretiyorlar…” diye göz yaşı ile ağlamıştı.. Artık böyle adam yeryüzünde yok. Selam ve sevgiler.
Cevab yazınız için teşekkürler efendim , hürmetler .
ben eski spor toto formül kitapları arıyorum..acaba nerde bulabilirim
sporcuda