<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.2.1" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>Pilav şeklinde tebliğ yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/</link>
	<description>Nezih UZEL</description>
	<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 02:41:45 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.1</generator>

	<item>
		<title>M. Çağrı Efkarlıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-7437</link>
		<author>M. Çağrı Efkarlıoğlu</author>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 19:35:29 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-7437</guid>
		<description>Maddeyi maddede çözmek; nafile bir çaba... Bu işin başı düşen bir elmadır yada kurnada yüzen tas, sonuda kuantımdur tabii. Ademoğlu er yada geç vazgeçecek bu sevdadan. Yolun bir yere gitmediğini her tarifin "bir tek" yeri işaret ettiğini anlayacak, anlayacak ve vazgeçecek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Maddeyi maddede çözmek; nafile bir çaba&#8230; Bu işin başı düşen bir elmadır yada kurnada yüzen tas, sonuda kuantımdur tabii. Ademoğlu er yada geç vazgeçecek bu sevdadan. Yolun bir yere gitmediğini her tarifin &#8220;bir tek&#8221; yeri işaret ettiğini anlayacak, anlayacak ve vazgeçecek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>selime tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6570</link>
		<author>selime</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 22:23:11 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6570</guid>
		<description>:)
Ben kim çıkarmış hatırlamıyorum, bilen varsa buyursun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>:)<br />
Ben kim çıkarmış hatırlamıyorum, bilen varsa buyursun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ahmet Isparta tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6566</link>
		<author>Ahmet Isparta</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 20:08:33 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6566</guid>
		<description>Efendim,

Bir arkadaşım, sesin, sözün ve görüntünün kayıt altına alınmasıyla birlikte "kötülüğün kaybolmadığı" bir çağa girildiğini söylemişti... Ürperti verici bir tespit ... Bugünün mürebbilerinin, yol göstericilerinin bu hakikati de göz önünde bulundurarak "yeni şeyler" söylemeleri lâzım.. Yani ne bileyim, şu internetin bir fıkhı, muamelâtı, adâb-ı mu'aşereti olsa nasıl olur gibi şeyler... Komik mi duruyor, yoksa gerçekten bu dosyaları zihnimizde açmamızın vakti geldi mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Efendim,</p>
<p>Bir arkadaşım, sesin, sözün ve görüntünün kayıt altına alınmasıyla birlikte &#8220;kötülüğün kaybolmadığı&#8221; bir çağa girildiğini söylemişti&#8230; Ürperti verici bir tespit &#8230; Bugünün mürebbilerinin, yol göstericilerinin bu hakikati de göz önünde bulundurarak &#8220;yeni şeyler&#8221; söylemeleri lâzım.. Yani ne bileyim, şu internetin bir fıkhı, muamelâtı, adâb-ı mu&#8217;aşereti olsa nasıl olur gibi şeyler&#8230; Komik mi duruyor, yoksa gerçekten bu dosyaları zihnimizde açmamızın vakti geldi mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Adil Bora tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6563</link>
		<author>Adil Bora</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:05:47 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6563</guid>
		<description>Hepsi bir yana bugünlerde söylediğimiz her sözün yaptığımız her amel'in kaydının tutuluyor olması içimi ürpertiyor. Ne çok boş konuşmuş ne çok işe yaramaz meseleye vakit ayırmışım meğer, ürperiyorum düşününce. Yaradan'a hesabımızı kolay verebilmeyi niyaz edelim. Cümle günahlarımız af, naçizane hayırlarımız sevaplarımız kabul ola. Amin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hepsi bir yana bugünlerde söylediğimiz her sözün yaptığımız her amel&#8217;in kaydının tutuluyor olması içimi ürpertiyor. Ne çok boş konuşmuş ne çok işe yaramaz meseleye vakit ayırmışım meğer, ürperiyorum düşününce. Yaradan&#8217;a hesabımızı kolay verebilmeyi niyaz edelim. Cümle günahlarımız af, naçizane hayırlarımız sevaplarımız kabul ola. Amin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nezihuzel tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6562</link>
		<author>nezihuzel</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:07:39 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6562</guid>
		<description>"Allemel esma" yı söylemiş, neredeyse ölüme çare bulacak. Kimden çıkmış bu "kuantum" ? </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Allemel esma&#8221; yı söylemiş, neredeyse ölüme çare bulacak. Kimden çıkmış bu &#8220;kuantum&#8221; ?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>selime tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6561</link>
		<author>selime</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 15:16:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6561</guid>
		<description>Kuantum fiziğine göre bir maddenin iki türlü hareketi var, bir dalga birde parçacık.Birde evren tek bir enerji alanında bütünsel bir dalga kabul ediliyor.Bahsi geçen ikilik insanın düşünce yapısı içinde mevcut deniyor; insan ya bakışında/davranışında dalgasal yada parçacık olabiliyor.Dalgasal olduğunda; bütünsel oluyor,varlıktaki birliği görüyor, parçacıkda; ben-öteki ayırımı yapıyor, ben merkezci oluyor ve dalga yapısını çökertiyor.İşte tüm bunlar tasavvuf içindeki 'insan' ile ortak olarak görülüyor.
Birde ilginç olabilecek birşey gene, evrendeki holografik kayıtlar üzerinde duruluyor, misal insanın ayak tabanında ve kulağında insanın vucudunun haritasının bulunuşu gibi..insan bütün kainatın holografik kaydına sahip; bu sayede esma-i hüsna yıda barındırıyor şeklinde paralellik kurulmuş.
Başka şeylerde vardı elbet fakat bunları kuantumun da ifade ediyor oluşunu dikkate değer bulmuştum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kuantum fiziğine göre bir maddenin iki türlü hareketi var, bir dalga birde parçacık.Birde evren tek bir enerji alanında bütünsel bir dalga kabul ediliyor.Bahsi geçen ikilik insanın düşünce yapısı içinde mevcut deniyor; insan ya bakışında/davranışında dalgasal yada parçacık olabiliyor.Dalgasal olduğunda; bütünsel oluyor,varlıktaki birliği görüyor, parçacıkda; ben-öteki ayırımı yapıyor, ben merkezci oluyor ve dalga yapısını çökertiyor.İşte tüm bunlar tasavvuf içindeki &#8216;insan&#8217; ile ortak olarak görülüyor.<br />
Birde ilginç olabilecek birşey gene, evrendeki holografik kayıtlar üzerinde duruluyor, misal insanın ayak tabanında ve kulağında insanın vucudunun haritasının bulunuşu gibi..insan bütün kainatın holografik kaydına sahip; bu sayede esma-i hüsna yıda barındırıyor şeklinde paralellik kurulmuş.<br />
Başka şeylerde vardı elbet fakat bunları kuantumun da ifade ediyor oluşunu dikkate değer bulmuştum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nezihuzel tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6560</link>
		<author>nezihuzel</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:29:03 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6560</guid>
		<description>Sayın Selime hnm.
Tekrar "kuantum fiziğine "dönelim. Konu karıştı üzerinde duramadım. Bu sözü ilk defa Dr.Adnan Adıvar'ın "Bilim ve Din" kitabında okumuştum. Aradan yıllar geçti, merak eder dururum. Tasavvufla olan ilişkisini veya benzer noktalarınnı  biraz daha açarmısınız ? </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Selime hnm.<br />
Tekrar &#8220;kuantum fiziğine &#8220;dönelim. Konu karıştı üzerinde duramadım. Bu sözü ilk defa Dr.Adnan Adıvar&#8217;ın &#8220;Bilim ve Din&#8221; kitabında okumuştum. Aradan yıllar geçti, merak eder dururum. Tasavvufla olan ilişkisini veya benzer noktalarınnı  biraz daha açarmısınız ?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hakkı Farukoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6556</link>
		<author>Hakkı Farukoğlu</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 13:43:50 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6556</guid>
		<description>Adil Bey, Nezih Bey'in yorum aralarında bizlerle "paylaştıkları" bile çok çok kıymetli. Bunlar gelecek nesillere nasıl aktarılır? Ne olur, valla benim de aklıma bi şey gelmiyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Adil Bey, Nezih Bey&#8217;in yorum aralarında bizlerle &#8220;paylaştıkları&#8221; bile çok çok kıymetli. Bunlar gelecek nesillere nasıl aktarılır? Ne olur, valla benim de aklıma bi şey gelmiyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Adil Bora tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6555</link>
		<author>Adil Bora</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 13:19:01 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6555</guid>
		<description>Ziyadesi ile haklısınız. Lakin karların arasından bas veren kardelen çiçekleri, küllerinden doğan Zümrüd-ü Anka kuşu, Güneş'in hiç vazgeçmeden her sabah yeniden doğuşu tüm bahsettiğiniz olumsuzluklara rağmen umut ve ilham veriyor insana. Allah sonumuzu hayır etsin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ziyadesi ile haklısınız. Lakin karların arasından bas veren kardelen çiçekleri, küllerinden doğan Zümrüd-ü Anka kuşu, Güneş&#8217;in hiç vazgeçmeden her sabah yeniden doğuşu tüm bahsettiğiniz olumsuzluklara rağmen umut ve ilham veriyor insana. Allah sonumuzu hayır etsin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nezihuzel tarafından</title>
		<link>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6552</link>
		<author>nezihuzel</author>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 11:50:12 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.nezihuzel.com/index.php/2010/03/10/1915/#comment-6552</guid>
		<description>İlginize teşekkürler sayın Adil Bora, benim otuz iki yılda şimdiye kadar yayınlanmış telif-tercüme otuza yakın kitabım var. Hepsi kültür ağırlıklı önemli belge kitaplar,birkaç tanesi birkaç baskı yaptı. Fakat emin olun ben şimdiye kadar bundan daha kısır bir yayın hayatına tanık olmadım. En çok ümitlendiğim "Yüzbaşı Bennett" in kitabı dahi 1000 tane bile satmadı. Artık kimse kitap okumuyor.Eskiden yayınevleri sıraya dizilirdi, şimdi arayan soran yok.. Sadece medyaya çıkan kitap satıyor. Müzik olayı da aynı, CD yayınlanmıyor.Ne yerli ne yabancı tamamen durdu.Başladığımız büyük değeri olan diziler yarıda kaldı. Bulabilene aşkolsun. İki kanaldan da ağır darbe yedik. Müslüman mahallesinde kurbağa salyangoz  satar olduk. Köre renk, sağıra ahenk gerekmiyor. Geriye bir tek WEB sayfası ve Facebook kaldı. O da şımarık asrın tatsız, tuzsuz, ruhsuz, neş'esiz bir acaip tahavvülat-ı külliyyesi. Slm.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İlginize teşekkürler sayın Adil Bora, benim otuz iki yılda şimdiye kadar yayınlanmış telif-tercüme otuza yakın kitabım var. Hepsi kültür ağırlıklı önemli belge kitaplar,birkaç tanesi birkaç baskı yaptı. Fakat emin olun ben şimdiye kadar bundan daha kısır bir yayın hayatına tanık olmadım. En çok ümitlendiğim &#8220;Yüzbaşı Bennett&#8221; in kitabı dahi 1000 tane bile satmadı. Artık kimse kitap okumuyor.Eskiden yayınevleri sıraya dizilirdi, şimdi arayan soran yok.. Sadece medyaya çıkan kitap satıyor. Müzik olayı da aynı, CD yayınlanmıyor.Ne yerli ne yabancı tamamen durdu.Başladığımız büyük değeri olan diziler yarıda kaldı. Bulabilene aşkolsun. İki kanaldan da ağır darbe yedik. Müslüman mahallesinde kurbağa salyangoz  satar olduk. Köre renk, sağıra ahenk gerekmiyor. Geriye bir tek WEB sayfası ve Facebook kaldı. O da şımarık asrın tatsız, tuzsuz, ruhsuz, neş&#8217;esiz bir acaip tahavvülat-ı külliyyesi. Slm.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

