Ekim, 2010 için Arşiv

O, ruhumuzun sesiydi

munir.jpg
Münir Nureddin
Harbiye, Mart 1968
Foto: Nezih Uzel

(Arşiv’den)
Mevleviler mezarlığa “hamuşan “diyorlar. Yani “susanlar” demek. 28 nisan 1981 günü Münir Nureddin Selçuk’un cenazesini Teşvikiye Camii’nden alıp Rumeli Hisarı’ndaki “Aşiyan mezarlığına” götürdüğümüzde artık oranın da “hamuşan” olduğunu düşünüyordum. Münir Nureddin Hamuşan’a sırlanmıştı. “Susmuş” değil “sesini duyuramaz olmuştu” O günden sonra o gür ve ilahi sesi sadece cılız plaklarda ve yetersiz kayıtlarda dinleyebilecektik.

O, ruhumuzun sesiydi yazısını okumaya devam edin

Söylenecek ne kaldı ?

sus.jpg

Ben mi bıraktım söylemeyi
Sen mi kestin dinlemeyi
Ben miyim susan söylemeyen
Sen misin kesen dinlemeyen

Dinleyen yoksa
Konuşan da yok
Konuşan
yoksa
Dinleyen de yok

Söylenecek ne kaldı ? yazısını okumaya devam edin

Sokakta alçaklık var

Evlerimizi içi nurludur
Sokak karanlık
Evlerimiz içi Hakk’la dolu
Sokağın durumu vahim
Yürekler acısı

Kapılar
karanlıkları örter
Dışarda kıyamet kopuyor
İçerde hepimiz eminiz,

Sokakta alçaklık var yazısını okumaya devam edin


Son Yorumlar