'Altın Sorular' kategorisi için arşiv

Nakşın çilesi Nakkaş

nakis-i.jpeg

Nakkaş ki nakşında gizledi kendini
Eliyle taktı boynuna kendi kemendini

Sonsuzluk deryasında hür salınırken
Görüntüye girmek diledi erken

Dört taraftan
uğrayınca belaya
Ellerini açtı yüce Mevlaya

Tanrım dedi beni bu dört beladan kurtar
Olayım sıdk ile sana hizmetkar

Rab kabul etti bu duayı
Hediye etti ona dünyayı

İş çığrından çıkmadan al git
Bir zaman uğrama buralara
Ey saygısız ve vefasız yiğit

Nakkaş aşkına bulmadı mesken
Nakış milyarlarca renge bürünürken

Tombul Sultan’ın Camii

mihrimah.jpeg
Mihrimah Sultan 1522-ı578

Kanuni Sultan Süleyman’în kızı Mihrimah Sultan hz. için Mimar Sinan’ın dehasından çıkan  ıki cami ve bir aşk hikayesi hakkında bir soru  üzerine görüşlerimi arzediyorum:

Bu eski bir görüştür. San’at tarihinin yaşlı kurnaz reitingçileri tarafından eski yıllarda uydurulmuştur. Mihrimah Sultan ve Mimar Sinan arasındaki aşk hikayesi de bir fanteziden ibarettir. Söylemin bir başka şekli de şudur: Güya Sinan Mihrimah Sultanı zarif, ince endamlı bir saray güzeli olarak hayal etmiş, Edirnekapı’daki Camii inşa etmiştir. Daha sonra Sultana belki yaşlılığında rastlamış ve tombul ve şekilsiz bir kadın olduğunu görünce Üsküdar’daki geniş saçaklı camii yapmıştır. Bu her iki yorum da yersiz, saygısız ve yanlıştır.

Tombul Sultan’ın Camii yazısını okumaya devam edin

Ayna ve Hayal

Nazik bir talep ve cevabımdır:

Yaklaşık 3 senedir İngiltere, Londra’da yaşamaktayım ve Londra universitesine bağlı The School of Oriental and African (SOAS) adlı universitede doktora yapmaktayım. Doktora alanım Hz. Mevlana’nın şiirlerindeki linguistic yapı ile ilgili. Bunun yanında Hz. Mevlana’ya da cok fazla ilgi duymaktayım ve eserlerindeki Tanrıyı kavrayışındaki beyitleri ile ilgileniyorum. Bu konu ile ilgili sizden bilgi almak istemiştim İngilterede Mevlana’yı ve Turk kulturunu yaymak adına uğraşan bir akademisyen öğrenci olarak izniniz olursa efendim?

Ayna ve Hayal yazısını okumaya devam edin

Gemiler Geçmeyen Umman

Elli yıl önce kaybettiğimiz üstad tanburî Dürri Turan hakkında ailesi benden yayılanacak bir kitaba konmak üzere bir yazı istedi.  Yazdım ve gönderdim. Arzediyorum

 

      Bir Üstadın hatırası

Yaşadıkları zamana sözünü geçirmiş insanlar vardır. Bu kimseler diğerlerine benzemezler. Toplum bir kanadıyla bu insanlara bir görev yüklemiştir. Onlar seçilmiş insanlardır. Böyle kişiler için eski zamanda “Kümmel insan içre binde bir insan” denmiştir. Bu sözün günümüzdeki anlamı şudur: “ Tüm insanlarin içinde binde bir insan”

Bu muhterem kişilerden birini 60’lı yılların başında tanıdım: Ben o yıllarda genç bir muzik meraklısı o ise zamanları aşmış bir musiki üstadıydı. Bu gün artık şu fânî dünyada yer almayan bu değerli insan, tanburî Dürri Turan’dı. Aramızda yarım yüzyıldan fazla yaş farkı vardı. İnsan ruhlarını derinden etkileyen san’at olaylarında yaş farkları fazla değer taşımıyor.. Bazen anlık titreşimler, zamanları da, yaş farklarını da aşıyor. Bu olayda da öyle olmuştu. Bir anda kendisine  ısınmıştım.

Gemiler Geçmeyen Umman yazısını okumaya devam edin

Ülke yıkmak kolaydır


Gazi Mustafa Kemal Paşa anıtı-Bursa.

Bir okuyucumuzun yorumunu ve benim katkımı  arzediyorum :

Tam 16 sene önce Milli Güvenlik Kurulu bir karar alır ve o kararda eyleme katılmamış pkk’lıların yargılanmadan affedileceği belirtilir,  ama o günün sabahında 33 erimiz korumasız olarak yola çıkarlar ve şehit edilirler. Ve o zamanki AÇILIM açılamadan biter. İşte okumuyoruz ve bilmiyoruz, unutuyoruz. Yazık bize yazık.

Ülke yıkmak kolaydır yazısını okumaya devam edin


Son Yorumlar